Her Şeyin Başladığı Yer : Amsterdam | Ren Nehri Bisiklet Turu 1.Bölüm

0
1003

Aylar önce 9 kişi olarak planlamaya başladığımız, aylar geçtikçe 5 kişi ile sabitlenen Ren nehri kıyılarında bisiklet turumuza 23 Nisan 2015’te başlıyoruz, bisikletlerimiz, malzemelerimiz hazır. Geziden önceki haftasonu bisikletleri, bazı parçalarını sökerek kutulara yerleştiriyoruz. 23 Nisan Perşembe günü, kiraladığımız servis ile, 5 bisiklet kutusu ve çantalarımızla birlikte İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanındayız. Büyük bir zorlukla karşılaşmadan teslim ediyoruz ve yola çıkıyoruz. Hedefimiz, Eurovelo15 rotasını baz alarak, Ren nehri kıyısındaki kasaba ve şehirlerden geçerek, bisiklet ile frankfurt’a kadar gitmek, oradan uçakla İstanbul’da döneceğiz.

Amsterdam’da bisikletlerimizi kutulu halde teslim alıyoruz, fakat benim çadır/uyku tulumu/mat ve 1 ortliebçantayı koyduğum drybag ortalarda yok. Gelmeyeceğine emin olunca gidip kayıp valiz formu dolduruyorum, en geç 1 gün içinde geleceğini söylüyorlar. Bu tür durumlarda, yani bagaj kalkış noktasında kalmışsa, hangi havayolu olduğuna bakılmaksızın sonraki ilk uçak ile gönderiyorlarmış. Havalimanının dışına çıkıp, bisikletlerden söktüğümüz parçaları tekrar monte ediyoruz. Ama özellikle benim bisiklette epey uzun sürüyor, bagaj taşıma sırasında çamurluk biraz zarar görmüş, fren pabuçları kaymış, bunları düzeltmeye epey uğraşıyoruz. Biz uğraşırken arıyorlar ve çantamın geldiğini haber veriyorlar. Havalimanında çalışan güvenlik görevlilerinden biri Türk çıkıyor, benim kestirme yoldan bagaj kısmına ulaşmama yardım ediyor. Kayıp çantama da kavuşuyorum ve Schipol’den Amsterdam şehir merkezine doğru yol almaya başlıyoruz.

Yol üzerinde, sonradan sıradan gelecek olan görüntülerle karşılaşmaya başlıyoruz. Tek katlı bahçeli evler, sessiz sakin tertemiz sokaklar, otobanda az sayıda araç, az güneşli hava, her köşeye giden bisiklet yolları, bisikletlere özel yapılmış trafik lambaları, bol yeşillik, ağaçlık alan, yol veren araç sürücüleri gibi.

Akşam saatlerinde, Amsterdam şehir merkezinde, orada yaşayan arkadaşım Roy Van der Steen ile buluşarak ayarladığı kiralık eve yerleştik, bisikletlerimizi de evin içindeki depo bölümüne parkettik. Bize evin tarihçesini anlatıyor biraz, 1900’lü yıllarda bir At Kasabına ait olduğundan, zemin katta at kesimleri yapıldığından, geceleri bazen otlanmış tiplerin bina yakınında görülebileceğinden bahsediyor, ama korkmamıza gerek olmadığını da söylüyor bunları anlattıktan sonra 🙂

Roy 2 yıla yakın süre İstanbul’da yaşadı, latin dansları ile ilgileniyor, onunla İstanbul’dan süregelen 4 yıllık dostluğumuz var.

Kanal kıyılarında 1 saate yakın yürüyüş yaparak gittiğimiz Vapiano’da yemek yiyoruz, sohbet ediyoruz, günün yorgunluğu çıkıyor. Sonrasında tabi ki Amsterdam’ın otantik lezzetleri için bir CoffeeShop’a uğruyoruz.

Ren Nehri Bisiklet Turu ekibimizde kimler var?

– Burcu Altay

– Burcu Tiryaki

– Fırat Tiryaki

– Murat Bilecen

– Murat kasap

Bisikletlerimiz:

VSF bisikletlerimizi ve çantalarımızı, tamir-bakım eğtimimizi İstanbul’da Bisiklet Gezgininden aldık,

– 2 adet VSF TX-100

– 1 adet VSF TX-300

– 1 adet VSF TX-400

– 1 adet modifiye Specialized

Yanımıza aldığımız malzemeler genel olarak neler?

– Çadır, uyku tulumu, şişme mat, şişme yastık

– Kafa Lambası

– Kamp ocağı, çatal,bıçak,kaşık,tencere,tava

– Yedek iç lastikler

– Tamir kiti, yama,yapıştırıcı,kilit

– Pompa

– Akıllı telefon, kamera, fotoğraf makinesi, kilometre sayacı, powerbank

– Çöp poşeti, buzdolabı poşeti, kilitlenebilen şeffaf su geçirmez poşetler

– Su geçirmez pantolon, su geçirmez yağmurluk-rüzgarlık-polar

– Su geçirmez ayakkabılar

– Termal çoraplar, eldiven, termal iç giyim, t-shirt

– Maske, bere, güneş gözlüğü

– Çabuk kuruyabilen kamp havlusu

– İlk yardım kiti

– Diş macunu, fırçası, sabun, deodorant, parfüm v.s.

Ortlieb su geçirmez arka çantalar, gidon çantası

Yorum yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.