Almanya sınırlarına giriş | Ren Nehri Bisiklet Turu 4.Bölüm

0
723

Bugün Bisiklet ile Almanya ’ya giriş yapacağız. Kahvaltıyı Almanya’da yapmayı planladık, o nedenle birkaç atıştırmalık attıktan sonra yola çıkıyoruz erken saatte. Westervoort, Zevenaar güzergahı üzerinden tren yolunu takip ederek sınırı geçiyoruz. (Aslında bir sınır yok, sınırı geçtiğinizi tabelaların Almanca’ya dönmesiyle farkediyorsunuz)

emmerich almanya bisiklet turumuz

Sınırı geçtikten sonraki ilk kasaba olan Elten’e giriyoruz ve bu sempatik kasabanın meydanındaki fırın’da mola veriyoruz. Pazar sabahı olduğu için fırının önünde kuyruk hiç bitmiyor, hemen karşısındaki kilise’den çıkanlar, yeni uyananlar, fırındaki harika sandwich ve tatlıları almak için sıraya giriyor. Geçtiğimiz kasabalarda bu tip fırın/cafe’ler az sayıda fakat ürünleri çok lezzetli.elten almanya ya giris bisiklet turumuzÖğleden sonra ise Emmerich’e ulaşıyoruz, burası Ren nehrine kavuştuğumuz nokta ve bundan sonraki rotamız hep Ren nehri kyısından olacak. Emmerich’te nehir kenarındaki mekanlardan birinde mola verip bira içiyoruz ve telefonlarımızı şarj ediyoruz. Almanya’da olmamızın avantajlarından biri olarak, çalışan garson gurbetçi bir kardeşimiz, Türkçe biliyor. Emmerich köprüsünü geçerek yolumuza devam ediyoruz. Her zamanki gibi bisikletlere ayrılmış yollarda, yeşillikler içerisindeki kasabalardan geçerek yol alıyoruz.

almanya bisiklet turumuz

Bugünkü hedefimiz Xanten’e ulaşmaktı fakat Emmerich’ten çıkışımızı takiben kara bulutlar üstümüzde toplanıyor ve bir süre sonra yağış başlıyor. Yağar geçer derken, geçmiyor daha da hızlanıyor ama durmayıp devam ediyoruz. 15-20 km kadar yolu şiddetli yağmur altında gidiyoruz, öylesine şiddetli ki, üzerimizdeki yağmur geçirmez olan her türlü kıyafet ıslanıyor, ayakkabılarımız dahil. Kendimizi Marienbaum civarındaki kamp alanına zor atıyoruz. Bu kamp alanını da Kalkar’da bir süre durup haritayı inceleyerek rastgele seçip geldik. Anayoldan çıkıp, ıssız bir yolda yağmur altında 10-15 dakika kadar giderken acaba aslında öyle bir kamp yeri yok mu diye düşünüyoruz tabi. Fakat neyse ki korkularımız yersiz çıkıyor, sırılsıklam halde kamp resepsiyonuna giriyoruz. İşlemlerimiz tamamlandıktan sonra çadır kuracağımız yere gidiyoruz, bu sırada yağmur da durmuş halde.

almanya bisiklet turumuz 2

Hemen çadırları açıklık çimenlik alana kuruyoruz, oldukça üşüdük ve malzemelerimizin çoğu ıslandı. Neyse ki bu defa geldiğimiz kamp tesisi gerçekten konforlu. Çadır kurduğumuz yerin hemen karşısında kampın binası var, içinde ortak kullanım mutfağı, duşlar, tuvaletler, kurutma makineleri v.s. her şey mevcut.

Resepsiyonda verdikleri kontör yüklenmiş dijital kart ile her şeyi kullanabiliyorsunuz. Bu nedenle içeride bir görevli yok, her şey otomasyon halinde. Çadırları hazırladıktan sonra kuru kıyafetlerimizi giyiyoruz. Kıyafet ve ayakkabılarımızı kurutma makinelerinde kurutup, sıcak bir duş alıyoruz. Bu arada duş alırken de o dijital kartı kullanıyorsunuz. Örneğin kart yuvada takılıyken suyu açıyorsunuz, suyun aktığı her dakika için belli miktarda kontör karttan düşüyor (örn : dakikada 0.50 eur gibi). Sonra tencere-tabak-ton balığı-çerez-bira-şarap-bacon gibi malzemelerimizi alıp, tesisin ortak mutfak bölümüne geçiyoruz. Ortak mutfak ama kampta kimse yokmuşçasına bizden başka kullanan yok. Mutfaktaki masa sandalyeleri alıp sofra kuruyoruz, yiyip içip muhabbet ediyoruz. Oldukça üşüdüğümüz, ıslandığımız bir akşamdı fakat finali güzel oldu..

almanya bisiklet turumuz kamplar

Yorum yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.