Geleceğimiz için tost yiyelim | Bisikletle Bodrum 3.Bölüm

2
1011

Güneş ışınları yeryüzüne ulaşırken uyanıyorum. Çok soğuk… Çadırın iç ve dış yüzeyi nemden dolayı ıslak. Ağır ağır toparlanıyoruz. Bodrum için yola çıkmaya hazırız fakat ben güneş gözlüğümü bulamıyorum..Uzun araştırmalarımız netice vermiyor. Muhtemelen bir önceki akşam çadır kuracak yer ararken düşürdüm..En büyük kaybımız bu olsun diyerek kendimizi teselli ediyoruz.. Söke de biraz gezinerek kahvaltı yapacağımız bir yer bulacağız.

Yola çıktıktan sonra dün akşam ekmek aldığımız yere de uğrayıp soruyoruz fakat güneş gözlüğü görmemişler etrafta. Gözlüğü hayatımdan çıkmış farzediyorum ve Söke merkeze giriyoruz. Pek sevimli bir yer olduğunu söyleyemeyeceğim. Zaten kahvaltı yapabileceğimiz bir yerde göremiyoruz etrafta. Yol üstünde buluruz diyerek devam ediyoruz yola.

Söke çıkışında sanayi sitesi yakınlarında bir tost mekanında duruyoruz. Mekanın ismi “Ali Şen’in Yeri“. Sahibi Şemsettin Şen. 6 yıl önce başlamış büfe işine. Kendi yeriymiş. İstanbul, Kadıköy’de bulunmuşluğu da var. Sıcak sohbetimizle birlikte sıcak tostlarımızı yiyor, sıcak çayımızı yudumluyoruz. Büfenin önündeki tabelada sosyal bir mesaj var. 2 karışık ve yumurtalı tost+ 3 çay ‘ a 5.5 ytl ödüyoruz. Önümüzdeki yol hakkında bilgi alıp yola çıkıyoruz.

Bu arada Kıvanç’ın çantasıyla problemleri devam ediyor. Bağlama yerleri koptuğu için çanta sürekli bağlı olduğu yerden kayıyor sürüşünü engelliyor, duruyoruz ve düzeltiyor, tekrar yola çıkıyoruz. Söke den çıkışımızdan 36 km sonra bir benzin istasyonunda mola veriyoruz. Benzin istasyonu küçük bir dağın eteğine kurulmuş ve yemekten sonra çıkacağımız şahane yokuşu görebiliyoruz. Gözleme-ayran içerikli yemekten sonra 2 saatte yakın dinleniyoruz. 14.30 civarı tekrar yola çıkıyoruz..

Yokuşları aştıkça yokuşlardan zevk almaya başlıyorsunuz..Dümdüz bir yolda gitmenin zevkli bir yönünü göremiyorum artık. Bu arada yol üstünde bir yerden 10 ytl’ye ray ban güneş gözlüğü alıyorum 🙂 Güneş gözlüğü olmadan güneşin altında yol almak çok zor. Ayrıca yokuşlarda müzik dinlemek çok faydalı oluyor. Müzik olmadığında kafanızdaki düşünceler dönüp dolaşıp, ne kadar kaldığına geliyor..Yorgunluğunuzu, yokuşun sonunun halen görünmediğini düşünüyorsunuz… Müzik dinlerken bunlar çok fazla aklınıza gelmiyor.

Uzun çıkış ve inişlerden sonra bafa gölüne ulaşıyoruz. Görüntü yağlı boya bir tablonun konusuna benziyor. Bol bol fotoğraf çekiyoruz, bol bol vakit kaybediyoruz. Yolumuz uzun ama vaktimiz azaldı. Bafa gölünün sonlarına yaklaşırken yol kenarındaki Konyalı Mustafa’nın yerinde birer çay içiyoruz göl manzarasına karşı. Mekanın sahibi oldugu anlaşılan adam da bira içiyor. Çevrede bir turist ailesi piknik halinde..Tekrar yola çıkalım diyerek bisikletime bindiğimde arka lastiğin inmiş olduğunu görüyorum. Şişirip devam ediyoruz. Yaklaşık 5-6 km gittikten sonra tekrar iniyor. Lastigi değiştirmeye başlasak çok vakit kaybedeceğiz. Onun yerine uğradığımız benzin istasyonlarında lastiği şişirerek yola devam ediyoruz. 🙂

Pınarcık köyünü geçtikten sonra bir dinlenme tesisinde mola veriyoruz. Normalde pek fanta içmem ama yorgun ve susuzken çok iyi gidiyor..Amerikalı bir turistle muhabbet ediyorum. Kuşadasına gidiyorlarmış grup halinde. Bodrumdan geliyorlarmış. Şaşkın gözlerle bizi izliyorlar. Nereden nereye gittigimizi duyduklarında iyice şaşırıyorlar. Bir süre sonra minibüslerine atlayıp yola çıkıyorlar..Biz de öyle..Yola çıktıktan sonra hafif ormanlık ve yukarı doğru eğimli bir yola giriyoruz ve bisikletler ağırlaşıyor. Tıpkı geçen seferki turda Güzelyalı civarında olduğu gibi, yoğun güç harcamamıza rağmen az eğimli yolda bisikletler zorlukla gidiyor. Asfaltın türünden midir, yeraltı zenginliklerinden midir bilemiyorum…Daha sonra korkutucu bir tünelden geçiyoruz ve 20.00 ‘ ye doğru Milas tabelasının yanından geçiyoruz. Ben yine çok yorulmuş durumdayım. Milas’a zor atıyorum kendimi. Dökülüyorum..Patlak lastikle Milas’a kadar geldik bu arada…

Etrafta çadır kuracak yer yok. Halkın tavsiyelerini dikkate alarak Milas merkezdeki Hotel Sürücü’ye yerleşiyoruz. Kişi başı 20 ytl ödüyoruz. Bisikletleri de otel içindeki bir odaya kilitliyorlar. Duş alıp, üstümüze temiz kıyafetleri giydikten sonra küçük bir şehir turu yapıyoruz. Sonra bir kebapçıya girip çorba-menemen-ayran ile karnımızı doyuruyoruz.

Otele dönerken yol üstündeki internet cafe’ye uğrayıp fotoğraf makinemdeki fotoları bir bilg.’a kopyalıyoruz ve eşimize-dostumuza e-mail ile bazı fotoğraflar gönderiyoruz.

00.00 a doğru otele dönerek uyku moduna geçiyoruz… Mayıs 2006

3.gün sonu

Toplam km: 89.08
En yüksek hız: 43.7
Biniş süresi : 6:14:46

2 YORUMLAR

  1. Hocam gezi yaptığın tarihi de eklersen iyi olur. Bu arada, ben gezilerimde android jog tracker uygulaması kullanıyorum. Jogtracker.com sitesinde yaptığın seyahatlerin her biri ayrı sayfada görünüyor. Tarih saat konum yükseklik hız vs hepsi kaydediliyor.

    • Tesekkurler. Inceledim, guzel gorunuyor, bir sonraki gezimizde kullanayim. Tarihleri yazilarin sonuna ekledim. Bu turu yaptigimiz zaman oldukca acemiydim, 2.bisiklet turum idi, akilli telefonla populer degildi sanirim o siralarda, mesafe/hiz olcumlerini bisiklete takili sayac ile yapmistim 🙂 Sevgiler.

Yorum yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.